Skylax eve dönüyor

Gönderen:

Gölköylü “Horoz” Skylax

Pers İmparatoru Dareios emrinde Karyalı paralı asker, kumandan ve kaşif

“44: Asya’nın uzak diyarları özellikle Dareios [1] vasıtasıyla tanındı. Dareios, Nil haricinde timsah üreyen tek ırmak olan Indos’un nereden denize döküldüğünü bilmek isterdi. Nitekim, dürüstlüğünden şüphe etmediği adamları gemiyle yola çıkardı [2] . Aralarında Skylax isimli Karyandalı bir Hellen de vardı. Paktyia [3] eyaletinin Kaspatyros [4] şehrinden başlayıp  ırmak boyunca yola koyuldular. Hep doğuya gittiler ve denize ulaştılar. Sonra denizden batıya devam ettiler. Nihayet, yolculuğun otuzuncu ayında, daha önce bahsetmiş olduğum o Mısırlı kralın, Libya [5] ’nın denizden dolaşılması için Finikelileri yola çıkardığı yere [6] geldiler. Skylax’ın bu keşif seyahatinden sonra Dareios, Hindlileri kendine tabi kıldı ve bu denizlere açıldı.
Bunlardan dolayı şöyle biline ki, Asya da Libya gibidir – ancak doğu ciheti bir muammadır.” [7]

Gölköy’lü Skylax’ın M.Ö. 5’ci yüzyıldaki keşif seferi

Tarihler’inde Bodrum’lu Herodot, hemşehrisi Karyandalı (Gölköylü) Skylax’dan bu sözlerle bahsetmektedir.

Skylax’ın (veya Skulax’ın ) bahse konu seferi ile ilgili olarak günümüze , MÖ. 4. yüzyıldan bir Periplus [8] (Grekce “Deniz Yolculuğu”) intikal etmiştir. Peripli, antik dönemde, gemi jurnallerine istinad eden ve kıyıları, kıtaları, ülke ve adaları tarif eden kılavuzlara denilirdi. Bu kılavuzlarda rüzgar, dalga, sığlık, su kaynakları ve diğer notik bilgiler de aktarılırdı. Karyandalı Skylax Periplus’u [9] seferden bir yüzyıl sonra kağıda dökülmüştür.

Karyandalı  Skylax Periplus’una göre, Skylax kıyıyı takip ederek Umman’a gelir. Basra Körfezine girmeden kıyıdan Arap Yarımadasını dolaşır ve Kızıldeniz’e geçer, Sina Yarımadasına kadar gider. [10] [11]

Ortaçağ’da benzer kılavuzlara Portolon adı verilirdi. Periplus ve Portolon’lar, gemi jurnallerine, yani genelde birincil gözlemlere istinad ettiklerinden, bilim tarihi açısından önemli özümlemeler ve aktarımlar teşkil ederler.

Hellenistik devirde Karya, bugün de olduğu gibi, tarıma elverişsiz ve dolayısı ile hayat standardı düşük bir bölgeydi. Karyalılar, bu doğal olumsuzluğu, profesyonel askerlik, denizcilik gibi mesleklerde uzmanlaşarak telafi ettiler. Skylax da Perslerin hizmetinde yükselmiş bir profesyoneldi. Karyalıların, savaş sanatında küçümsenmeyecek icadları oldu. Tutamaklı kalkan ve ibikli miğfer bunlardan sadece bazılarıydı [12] . Unutmamak gerekir ki, bize basit gibi gözüken böyle bir icad, eski savaşlarda sonucu kararlı biçimde etkiliyordu.

Keşfettikleri ve kullandıkları ibikli miğferden ve belki de dövüş sanatındaki ustalıklarından dolayı Karyalıların antik çağdaki lakapları“horozlar”dı.

“Kimlerdendi” bu “Horozlar”?

Bu konuda Jona Lendering isimli bir yazardan alıntı yapıyorum. [13]

Karya, ilk Eski Asur ve Hitit İmparatorlukları döneminde (M.Ö. 1800 – 1200) ismini duyurmuş bir krallıktı.

Karya, Hititliler tarafından Karkissa, Persler tarafından Karkâ Satraplığı adı ile biliniyordu. Bir süre pek ismi geçmeyen Karya, Homeros’da tekrar karşımıza çıkıyor. Gemiler Kataloğu’nda, Homer, Karyalıların Miletos ve Mycale Yarımadası [14] ’nda yaşadıklarından bahisle haklarında önemli bir bilgi aktarır: Karyalılar, Truva savaşlarında, Truvalıların tarafında savaşmışlardır [15] .

Bu bilgi önemlidir. Zira, öğretilerin aksine, Miletos’un bir Grek şehri olmadığını, Karyalıların İyon Adaları göçmenleri olmadıklarını, Karyalıların, kendilerinin de her fırsatta vurguladıkları gibi yerel bir soy olduklarını teyit eder. Modern dilbilimleri de, Karya dilinin Hitit dil ailesine ait olduğunu göstermektedir.

Herodot ise, Miletlilerin Grekceyi Karya ağzıyla konuştuklarından bahsetmektedir [16] . Esasında Bodrum’lu Herodot’un kendisi , Karyalıları betimleyen iyi bir örnektir: Babasının adı Lyxes’dir, bu ise yaygın bir Karya ismi olan Lukhsu’dan ibarettir.

Karyalıların dağlardaki kalelerinden  bahis olunur, ancak kentsel yerleşimler neredeyse yoktur. Başka dağlık alanlarda da görüldüğü üzere, Karyalılar da bir dizi farklı yazılar geliştiririler ve hemen her vadide Fenike alfabesinin bir değişik çeşitlemesi ile yazmaya çalışılır.

Ancak, Karyalıları din birleştirmektedir. Dini merkezlerinden birisi Mylasa’dır ve orada yerel bir savaş tanrısı olan Karya Zeusu’na ibadet edilmektedir.

Bu da bizi Karyalıları savaş sanatındaki yerine geri getiriyor. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere vatanlarının doğal şartları, Karyalıları ilk çağlardan itibaren profesyonel uzman asker olmak zorunda bıraktı. Aynı eğilimler bugünkü İsviçreliler, Gurkalar ve diğer bazı dağ kavimlerinde de görülmektedir.

Özellikle Mısır Firavunlarına hizmetleri ile ünlenen profesyonel Karyalı askerler, bütün para mukabili savaşanlar gibi, uygun şartlar oluştuğunda tekrar ve tekrar saf değiştirmekten de geri kalmadılar. Zaman zaman Mısır Firavunlarının veya Perslerin veya Greklerin yanında savaştılar.

Büyük İskender, Babil yakınlarında Karya köyleri gördüğünden bahseder. Sözkonusu yer, İpekyolu karakollarından biridir.

0
  Related Posts
  • No related posts found.